Ali Bakın’ın sporx.com için yazmış olduğu makaleden alıntıdır.
Yıl MS 280. Kuzey Yunanistan’dayız. Makedon Kralı Büyük İskender’in kuzeni olan Epirus’lü Pirus, yıllar süren Roma egemenliğini bitirmenin planlarını yapmaktadır. Bunun için yola çıkar. Yavaş yavaş Roma kentlerini ele geçirmeye başlar. Nihai savaş için geri sayım başlamıştır. Ve o büyük çarpışma yani Askalum Savaşı gerçekleşir.
Pirüs bu savaşta ne pahasına olursa olsun kazanmak için her şeyi feda eder. Zafer Pirus’ün olmuştur, ama 8 ünite filin desteklediği ordusunun tamamını kaybeder. Belki savaşı kazanmıştır görünüşte. Ama koskoca ordusundan geriye kalan koca bir hiçtir. Bu ona pahalıya mal olacaktır, çünkü ilerleyen dönemde tahtı bırakmak zorunda kalacaktır.
Pirus’un bu zaferin ardından, “Tanrım bir daha bana böyle bir zafer verme” dediği söylenir. Bu tarihten itibaren nihai zararı görünürdeki kazancından büyük olan zaferlere, yani yenilmeye mahkum olan yengilere “Pirus Zaferi” denilmeye başlar.
Pirus’un bu tarihi zaferinin üzerinden yüzlerce yıl geçti. Ama politik ve askeri dünya, o zamandan bu yana belki de yüzlerce “Pirus Zaferleri” ile doludur
Elalem Cristiano Ronaldo, Kaka, Eto’o, vb.’nin transferini konuşyurken Türkiye transfer piyasasını kim salladı? Hepimizin malumu: Mehmet Topuz.
Bu olayın detaylarına girmeye gerek yok. İlk kim girişimde bulundu, sonra kim devreye girdi, sonra kim araya başka aracıları soktu, vb. Bunlar sadece detay. Burada önemli olan asıl mevzunun Mehmet Topuz’un transferinin olmadığıdır. Bu olayın özü Türkiye’nin iki büyük kulübünün başkanının Mehmet Topuz üzerinden büyük bir kişisel savaşa girmesidir. Yoksa nerede görülmüştür Aziz Yıldırım’ın ya da Yıldırım Demirören’in bizzat Mehmet Topuz’un ayağına giderek transferi nihayetlendirmeye çalışması.
Ve bu transfer Aziz Yıldırım’ın geçtiğimiz Cuma yaptığı “operasyonla” Fenerbahçe lehine sonuçlandı. Sözleşmenin detayları henüz açıklanmadı, tam olarak bilemiyoruz. Ama Mehmet Topuz için Fenerbahçe’nin Kayserispor’a vereceği bonservis bedelinin 5 milyon euro + bir futbolcudan aşağı olmayacağı kesin gibi.
Ancak işin burada kalmayacağı kesin. Artık kılıçlar çekildi ve misilleme için fırsat kollanacak. Her iki kulübün de birbirinin canını acıtmak için başka girişimlerde de bulunacak. Hep beraber göreceğiz. Taraflardan biri kazanacak. Ama sizce nasıl bir yengi bu? Hep beraber göreceğiz.
Ve son söz.
Florentino Perez, Aziz Yıldırım ya da Yıldırım Demirören. Acaba sizce önümüzdeki günlerde “Tanrım bir daha bana böyle bir zafer verme” diyecek mi?
Kim bilir…